default-logo

KIRIK – ÇIKIKLAR

Dış veya içten etki eden kuvvetler sonucu kemikte meydana gelen ayrılmaya ya da kemiğin anatomik bütünlüğünün ve devamlılığının bozulmasına KIRIK denir.

Eğer etki eden kuvvet küçük ve kemiğin şoku absorbe edebilme derecesi yüksek ise bir çatlak (fissür) meydana gelebilir. Ya da daha büyük kuvvetlere maruz kalınırsa bir veya daha fazla kemikte kırık, kırığa komşu eklemlerde eşlik eden çıkıklar (kırıklı çıkık) gelişebilmektedir. Travmanın şiddeti ile orantılı olarak çevre dokularda da (bağlar, kaslar, tendonlar, damar sinir yapıları) yaralanmalar meydana gelir bu yüzden kırık değil KIRIK HASTALIĞI demek tanım olarak daha doğrudur

Hayatın değişik dönemlerinde kırık yeri ve nedenleri değişir. Yenidoğanda doğum travmaları, çocukta düşmeler dövülme ve kazalar, orta yaşta trafik kazaları ve iş kazaları, yaşlılarda düşme , osteoporoz ve tümörler daha sık kırık nedeni olurlar. Yeni doğan döneminde en sık kırık klavikula (köprücük kemiği) kırığıdır. Çocukta dirsek çevresi kırıkları, önkol ve uyluk kırığı sıktır. Genç ve orta yaşlarda radius distali (colles- el bileği kırığı) ve tibia (kaval kemiği) sık kırılır. Yaşlılarda ise kalça kırıkları, omuz bölgesi ve el bileği kırıkları sıktır.

KIRIKLARIN SINIFLAMASI
1) Kemik Doku Sağlamlığına Göre:
  • Normal kemikte (Travmatik) kırık
  • Hastalıklı kemikte (Patolojik) kırık
  • Stress (Yorgunluk) kırığı

 

2) Kırığın Deri yada Mukoza Yoluyla, Dış Ortamla İlişkide Olup, Olmamasına Göre:
  • Kapalı kırık
  • Açık kırık

 

3) Etki Eden Kuvvete Göre:
  • Direkt mekanizma ile olan kırık
  • İndirekt mekanizma ile olan kırık
  • Direkt ve indirekt kombine

 

4) Kırık Sayısına Göre:
  • Tek kırık hattı
  • Multiple kırık hattı

 

5) Kırığın Derecesine ve Kırık Hattına Göre:
a) Ayrılmış (deplase) Kırıklar
  • Transvers kırık
  • Oblik kırık
  • Spiral kırık
  • Kopma kırığı
  • Parçalı kırık

 

b) Ayrılmamış (non-deplase) Kırıklar
  • Çatlak (fissür, linear kırık)
  • Yaş ağaç (green stick) kırığı
  • Torus kırığı
  • Çökme kırıkları
  • Kompresyon (sıkışma) kırıkları
  • Dişlenmiş (impakte) kırıklar
  • Epifizin ayrılmamış kırıkları

 

6) Kırığın Kemikteki Anatomik Lokalizasyonuna Göre:

Proksimal bölge kırıkları (Proksimal epifizer ve metafizer bölge ; trokanterik, femur boynu, tibia kondil, kollum şirurjikum vb)

Cisim (shaft) kırıkları (Diafiz bölgesi ; 1/3 üst, 1/3 orta, 1/3 alt bölge olarak ifade edilir)

Distal bölge kırıkları (Distal epifizer ve metafizer bölge ; suprakondiler, malleoler, pilon, Colles vb)

Epifiz bölgesi kırıkları (Çocuklarda fizisler kapanmadan önceki dönemde fizis hattını etkileyen epifiz ve metafiz kırıkları anlaşılır)

Kırıklı – çıkıklar (Kırıkla birlikte kırığın olduğu kemiğin katıldığı eklemde de çıkık olması)

7) Kırılan Kemiğin Histolojik Yapısına Göre:
  • Spongiöz bölge kırıkları
  • Kortikal bölge kırıkları

 

8) AO Sınıflaması:

AO Grubunun yapmış olduğu sınıflama ile uzun kemikler önce numaralandırılır. Buna göre humerus 1 , önkol 2 , femur 3, tibia 4 numara ile kodlandırılır (Şekil.1).

sekil1

Kemik kırıkları kendi içinde de proksimal bölge kırıkları 1, cisim kırıkları 2, distal bölge kırıkları 3 numara ile kodlandırılır. Her bölgedeki kırık A-B-C olarak kategorize edilir. Bu gruplar kendi arasında da A1-A2-A3 ; B1-B2-B3 ; C1-C2-C3 olarak alt gruplara ayrılır (Şekil.2) .

sekil2

Ayrıca her alt grup tekrar 1-2-3 eklenerek en alt gruplara ayrılır.Buna göre örneğin cisim kırıkları şöyle tarif edilir:

  1. A : Basit kırıklardır.
  • Spiral (1-2-3)
  • Oblik (1-2-3)
  • Transvers (1-2-3)
  1. B : Kamalı kırıklardır.
  • Spiral kamalı (1-2-3)
  • Bükülmeli kamalı (1-2-3)
  • Parçalı kamalı (1-2-3)
  1. C : Kompleks kırıklardır.
  • Spiral (1-2-3)
  • Segmentli (1-2-3)
  • Çok parçalı, irregüler (1-2-3)

Bu sınıflamaya göre femur distal bölge (3.3) kırıkları ise şu şekilde sınıflandırılır (Şekil.3):

sekil3

  1. A : Ekstra-artiküler kırıklardır.

Basit ekstra artiküler (1-2-3)

Metafizeal kamalı ekstra artiküler (1-2-3)

Metafizeal kompleks ekstra artiküler (1-2-3)

  1. B : Parsiyel artiküler kırıklardır.

Lateral kondil kırığı , sagittal (1-2-3)

Medial kondil kırığı , sagittal (1-2-3)

Kondil kırığı, frontal (1-2-3)

  1. C : Komplet artiküler kırıklardır.

Her iki kondil ve metafizde basit kırık (1-2-3)

Her iki kondilde basit, metafizde çok parçalı kırık (1-2-3)

Eklem içi ve metafizde çok parçalı kırık (1-2-3)

KIRIK İYİLEŞMESİ

Kırık iyileşmesi 2 ana grupta incelenir;

1-Primer Kırık İyileşmesi
2-Sekonder Kırık İyileşmesi

1- Primer Kırık İyileşmesi :

Genellikle ayrılmamış ve rijit osteosentez uygulanan
kırıklarda görülür. Radyolojik olarak kallus ( yeni kemik dokusu ) görülmez. Kırık
uçlarında bulunan nekrozu osteoklastlar rezorbe eder. Peşinden osteoklastlar
yeni kemik yapısını oluşturur. Kıkırdak süreç yoktur. Bu nedenle intramembranöz
kemikleşmeye benzetilir.

2- Sekonder Kırık İyileşmesi :

Tabii iyileşme budur. Radyolojik olarak kallus gözükür.
Kırık iyileşmesi  birbirini tamamlayan 3 devreden olusur;
1.Inflamatuvar(Hematom) dönem,
2.Tamir(kallus) dönemi,
3.Yeniden şekillenme(remodeling) dönemi.

sekil6

1.İNFLAMATUAR DÖNEM (1-4 gün)

Kemik kırıldığında,endosteum,periost ve çevre yumuşak dokular parçalanır.Bu
arada,kan ve lenf damarları da parçalanarak dokular arasına kan ve lenf sıvısı ile
eksuda birikir,buna kırık hematomu denir.Kırık hematomu iyileşme ile yakından
ilişkilidir.

İlk 48 saat içinde,kırık uçlarında 1-5 mm.genişliğinde nekroz sahası gelişir. Nekrotik kemik hücrelerinin absorbsiyonu sonucu kırık uçları arasında açılma olusur.Buna Böhler’in kaçınılmaz kısalığı denir.Nerkrotik hücrelere karşı akut
inflamatuar yanıt oluşur.Bu dönemde polimorfonükleer lökositler olaya iştirak eder.

2.TAMİR DÖNEMİ (4-40 gün)

Kırık hematomu 48 saat içinde organize olur.Hematomun çevresindeki
damarlardan hematom içine fibroblast infiltrasyonu gelişerek,immatür vaskülerize
kallus dokusunu olusturur.Bu döneme fibröz kallus dönemi denir.Bu dönem ilk 7
günlük süreyi içerir.Bu fibröz doku kıkırdak ve olgunlaşmış genç kemik fibrillerinden
olusur.Ortamda yeterli oksijen varsa,kemik gelisimi ve iyilesme olur.Zamanla kıkırdak
doku belirginleşir,bu döneme kıkırdak kallus(kartilajinöz kallus) denir.Daha sonra
kalsiyum hidroksiapatit kristallerinin olaya katılmasıyla,sert kemik dokusu olusur.

3.YENİDEN ŞEKİLLENME DÖNEMİ (25-100 gün)

Remodeling döneminde;bir taraftan kemikleşme olurken,diğer taraftan
osteoklastik faaliyetle rezorbsiyon ve bunu izleyen kemikleşme olur.Kemiğin yeniden
şekillenmesi uzun ekseni yönünde etkileyen stress kuvvetlerinin ortaya çıkardığı
elektromanyetik bir alan sayesinde olur.Kemiğin yeniden şekillenmesi ortalama bir yıl
sürer ve bu süre sonunda,kemik iliği ve kemik korteksleri yeniden devamlılık kazanır. Wolf Kanunu: Bir kemiğin genetik modele göre gelişmesi veya kırılan kemiğin
iyileşmesi ve yeniden şekillenmesi,kemiği uzun ekseni istikametinde etkileyen stress
kuvvetlerinin yarattığı elektromanyetik alan sayesinde olur.

KIRIK İYİLEŞMESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
A.LOKAL FAKTÖRLER

1-Kırılan kemiğin beslenmesinin zayıf olması (tibia 1/3 distal cisim kırığı), kırık
hematomunun dışarıya akması(açık kırık),kırık iyileşmesini geciktirir.
2-Tam olmayan kırıklar(Fissur),spongioz yapıdaki kemiklerin kırıkları çabuk
kaynar.Kortikal kemik kırıkları daha güç kaynar.Kırık uçları birbirinden
uzaksa,kaynama gecikmesi veya kaynamama görülür.Eklem içi kırıklar sinovyal
sıvının taşıdığı fibrinolizin nedeniyle geç kaynarlar.
3-Yeterli sekilde ve sürede tesbit kırık kaynamasının temel prensibidir.
4-Patolojik Nedenler; lokal malign hastalıklarda, metabolik hastalıklarda(DM,Rickets),
osteomyelit ve radyasyon,kırık iyileşmesini negatif yönde etkiler.
5-Enfeksiyonlar kırık iyileşmesini geciktirir.

B-SİSTEMİK FAKTÖRLER

1-Yaş: Hasta ne kadar genç ise kırık o kadar erken iyi olur.
2-Mineraller ve Vitaminler: Vit-A,B,C,D,kalsiyum,fosfor,çinko gibi mineraller kırık
iyilesmesini pozitif yönde etkiler.Vit-A ve Vit-D hipervitaminozu kırık iyileşmesini
geciktirir.
3-Hormonlar ve Enzimler:Anabolizan hormonlar proteine bağlı kalsiyumun
artmasına neden olur.Tiroid hormonu,GH,İnsulin,Kalsitonin, anabolik
steroidler,kondroitin sülfat ve hyaluronidaz kırık iyileşmesini olumlu yönde
etkiler.Kortikosteroidler ise;osteoblast gelişimini yavaşlattığından,kırık iyileşmesini
geciktirir.
4-Elektirik akımı:Kırık sahasına elektirik akımı verilmesi(20-40 mA,DC) kırık
iyileşmesini hızlandırır.
5-Kırık yerine uygulanan yerel stress ve egzersizler de kırık iyileşmesini
hızlandırır.İyi tesbit yapılmış kırıklarda,erkenden yük verilmesinin kemik iyileşmesi ve
şekillenmesini olumlu yönde etkiler.
6-Kronik enfeksiyonlar,anemi,denervasyon,raşitizm,radyasyon,antikoagülanlar
(Dikumarol) kırık iyileşmesini negatif etkiler.
7-Growth Faktörler(büyüme Faktörleri): Insülinlike Growth Faktör-I,II,Fibroblast
Growth Faktör,Epidermal Growth Faktör,Bone Morfojenik Protein gibi faktörler kemik
iyileşmesini olumlu yönde etkiler.

KIRIKLARDA TANI

Birçok hasta hekime gelirken kırık olduğunu tahmin ederek gelir. Ancak bazı durumlarda tanı belirgin olmayabilir. O zaman dikkatli bir araştırma yapmak gerekir.

Anamnez (hastanın sorgulanması- hikayesi)

Yaralanmanın şekli oluşabilecek kırıklar hakkında önemli ipuçları verir. Örneğin yüksekten düşme sonrası kalkaneus(topuk) kırığı, omurga kırığı oluşabilir.

Fizik muayene

Kırıkların büyük çoğunluğunda bulgu ve belirtiler okadar belirgindir ki tanı kolaylıkla konulabilir. Belirtilerin bir kısmı sadece kırıklara özel bulgulardır. Diğer bir kısım ise travmaya ait genel bulgulardır.

  1- Travmaya ait belirtiler
  a: Ağrı:

Hastanın bilinci yerindeyse kırıkta hemen herzaman olan bulgudur. Ancak şiddeti değişkendir. Kırığın yerine şekline ve hastanın yaşına göre değişir. yaşlılardaki omurganın kemik erimesine bağlı kompresyon kırıklarında ağrı genellikle az hissedilir bu nedenle hastalar tarafından geçiştirilir.

İndirekt kırık ağrısı: Kırık kemiğin bir tarafı bir elle sabit tutulur diğer taraftan diğer elle bükülmeye zorlanınca ağrı ortaya çıkarsa test pozitiftir.

b: Duyarlılık:

Her kırıktaduyarlılık vardır, ancak kişiye, kırığın yerine şekline ve travmadan sonra geçen zamana göre değişkenlik gösterir.

c: Hematom (kan toplanması)- ekimoz (morluk):

Kırık bölgesinde yırtılan kan damarlarından dışarı çıkan kan ve serumun dokular içinde toplanması ile oluşur. Hematom kırık bölgesi cilde yakın olan bölgelerde belirgin olarak görülür. ciltte ekimoz (morluk) şeklinde kendini gösterir.

  d: Fonksiyon Kaybı:

Fonksiyon kaybının derecesi kırıktan kırığa değişmekle birlikte ağrı ve kaldıraç kolunun mekanık desteğinin kaybından dolayı birçok kırıkta fonksiyon kaybı olur.

2- Kesin Kırık Belirtileri
  a- Patolojik (Anormal) Hareket:

Kırık olan kemikte normalde olmayan bir hareketin ortaya çıkmasıdır. Anormal hareket genellikle hastanın taşınması veya muayene sırasında kendiliğinden görülür. Ancak şüüpheli durumlarda aramak gerekir. Bunun için kırığın her iki ucu elle tutulur ve kırığa teleskop hareketi, yana kayma ve döndürme hareketleri nazikçe yapılır. Ayrıca bazen kopmuş bir kemik parçası parmak altında oynatılabilir. Bazı kırıklarda (non deplase yani tam olmayan kırıklarda, içiçe geçmiş kırıklarda, belkemiği, leğen kemiği kırıklarında) patolojik hareket görülmeyebilir.

  b- Krepitasyon:

İki pürtüklü kemik ucunun birbirine sürtmesi ile oluşan bir gıcırtı sesi hissedilebilir ve duyulabilir. Ancak bu muayene yöntemi ağrılıdır ve bazı durumlarda zararlı da olabilir. Diğer bulgularla tanı konan hastalarda krepitasyon aranmaz.

c- Deformite (Duruş ve şekil bozukluğu):

Kırılan kemiklerin yer değiştirmesine bağlı olarak şekil bozuklukları oluşur. kırıklarda genellikle

- Rotasyon (dönme)

- Angulasyon (açılanma)

- Kısalık deformiteleri meydana gelir.

Radyolojik değerlendirme: Tanı ve tedavi planlanmasında radyolojik incelemenin değeri büyüktür. Kural olarak;

- Kırıldığı düşünülen kemiğin alt ve üst eklemlerinin de aynı filmde görülmesi gerekir

- Her kemiğin en az AP (anteroposterior- ön arka) ve lateral (yandan çekilen) olmak üzere iki pozisyonda röntgeni çekilmelidir.

Omurga kırıklarında bunlara ek olarak oblik grafiler de çekilmelidir. Boyun kırıklarından şüphe ediliyorsa ilave olarak ağız açık AP film eklenmelidir.

Ayak bileği ve ayak kırıklarında, omuz kırıklarında özel pozisyonlarda filmler istenebilir. Ayrıca şüpheli durumlarda BT(bilgisayarlı tomografi) ya da MR (manyetik rezonans) gibi ileri radyolojik incelemeler gerekebilir.

SIK GÖRÜLEN KIRIK VE ÇIKIKLAR
Humerus (Kol) Kırığı:

Yetişkinlerde daha sık görülür. Transvers, oblik, spiral, parçalı, segmenter tipte şekilleri vardır. Direkt veya indirekt travmalarla ortaya çıkabilir.

direkt mekanizma- bu durumda kuvvetin yani travmanın etki ettiği yerde kırık oluşur. Trafik kazası, ateşli silah yaralanması ile ortaya çıkabilir.

indirekt mekanizma- el veya dirsek üzerine düşme ile oluşur. Kuvvetin etki ettiği yer ile kırık arasında belli bir mesafe vardır.

Humerus kırıklarının birçoğu konservatif yöntemlerle tedavi edilebilir. Velpo bandajı ile tespit, hanging arm cast (alçılı askı), U ateli , breysleme seçenekler arasındadır.

Ancak bazı durumlarda örneğin

-açık kırıklarda

- interpozisyon varsa (kırık uçları arasına başka dokular girmişse)

- yeterli redüksiyon (uç uca getirme) sağlanamadığı durumlarda

- damar sinir yaralanması varsa

- patolojik kırık ise (örneğin bir tümöre bağlı gelişmişse)

- dirseğe yakın spiral şekilli kırıklarda

- hastanın yatışını gerektiren ilave yaralanma varsa

- segmenter kırıklarda

cerrahi seçenekler uygulanır. Bu amaçla eksternal fiksatörler, intrameduller çiviler veya plak-vidalar kullanılır.

 Suprakondiler Humerus Kırığı:

Humerus yani kol kemiğinin dirseğe yakın bölgesinde olan kırıklardır.

Suprakondiler humerus kırıkları daha çok 3-10 yaşlar arasında görülür ve 6-7 yaşlar arası pik yapar. Sol dirsekte sağa göre daha fazla görülür.

Dirsek eklemi ekstansiyondayken (yani dirsek eklemi tam açıkken- dirsek bükülü değilken) el üzerine düşülürse indirekt mekanizma ile bu bölgede kırık gelişir buna ekstansiyon tipi kırık denir.

Dirsek eklemi fleksiyondayken (yani dirsek eklemi bükülü iken) dirsek üzerine düşülürse direkt mekanizma ile bu bölgede kırık gelişir buna fleksiyon tipi kırık denir.

Suprakondiler kırıkların %95 i ekstansiyon tipidir. Yani indirekt mekanizma ile el üzerine düşme sonucu gelişir.

Kaymamış kırıklarda uygun pozisyonda yapılacak alçı ile ortalama 4 hafta tespit yeterli olur. Hafif kayma olan kırıklarda uygun manevralarla düzeltme sonrası alçı uygulanır. Hastada dolaşım kontrolü ve kırığın pozisyonu yönünden 1 gün, 1 hafta ve 1 ay sonra kontrol edilmelidir. Tespit süresi yaşa göre 4-6 hafta arasındadır.

Kaymış kırıklar stabil değildirler. İdeal tedavisi ameliyattır. Stabil olmayan kırıklarda, redükte edilemeyen kırıklarda, damar sinir yaralanması olan kırıklarda cerrahi tedavi zaman geçirmeden acil olarak uygulanmalıdır. Uygulanacak cerrahi girişim tercihan kapalı ve eğer kırık redükte edilemezse açık olarak yapılr. İşlem sonrası 3-4 hafta arası atelde tespit uygulanır.

Çocuklarda görülen deplase suprakondiler kırıklar ortopedik acildir. Biran önce müdehale gerektirir aksi takdirde dolaşım problemleri damar sinir yaralanmaları görülebilir.

Colles ( El bileği ) Kırıkları:

Distal radius kırıkları yani genel bir değişle el bileği kırıkları ilk olarak Pouteau (1783) ve Colles (1814) tarafından röntgenin tıpta kullanımından önce tanımlanmıştır.

Önkol ; radius ve ulna denilen 2 adet uzun kemikten oluşmuştur. Bu kemiklerin alt uçlar el bileği eklemine ve üst uçları dirsek eklemine katılırlar. El bileği kırığı denildiğinde ilk kastedilen radius kemiğinin alt ucundaki kırıktır.

Colles kırığında radiusun alt ucundaki kırık el bilek dorsaline (yani el bilek sırtına ) doğru kaymıştır. El bileğinde açılanma ve kısalık gelişir el bilek bölgesinde çatal sırtı deformitesi meydana gelir.  Radius alt uç kırıklarının diğer yönlere deplase olan tipleri Barton ve Smith kırıkları olarak adlandırılır.

Sınıflama :

Extraartiküler(eklem dışı), intraartiküler (eklem içi) ve kırıklı çıkıklar olarak sınıflanabilir. Barton kırıkları kırıklı çıkık özelliğinde olup, radius ucundan eklemi ilgilendiren kemik bölgeden küçük bir kemik parçası kopar ve bu kemik parçası ile birlikte kemikler (el bileğinde yer alan küçük kemikler) disloke(çıkık) olur. Şayet kırık radiusun dorsal(sırt tarafı) kenarında ise çıkık dorsaledir ve bunun adı dorsal Barton kırığıdır. Eğer radiusun volar(el bilek iç tarafı) kenarından bir kemik parçası kopar ve karpal kemikler volare disloke olursa buna volar Barton kırığı denir. Chauffeur( Şöför ) kırığı radius ucunda karşılaşılan diğer bir kırık olup, radial stiloidin kırlmasıdır. İlk kez otomobil kullananlarda elin çarpması sonucu oluştuğu görüldüğü için bu ad verilmiştir.

Tedavi :

1. Kapalı redüksiyon ve alçı : Angulasyonlar düzeltilmeli ve radiustaki kısalık önlenmelidir. Özellikle ekstraartiküler kırıklarda bu yöntem uygulanır.
2. Perkütanöz çivileme : Kırık skopi altında redükte edildikten sonra ı olarak çivileme yapılır.
3. Açık redüksiyon ve plak ve vidalarla internal fiksasyon : Fragmanın çok olduğu durumlarda rijit fiksasyon yapıp erken harekete başlama imkanı verdiği için tercih edilir.
4. Eksternal fiksasyon : Özellikle çok parçalı kırıklarda tercih edilir. Radiusdaki kısalık, angulasyon ve eklme yüzündeki düzensizlikler eksternal fiksatör uygulanarak ligamentotaksis yani ligamentlerin gerdirilmesi yöntemi ile düzeltilir.

Komplikasyonlar :

1 ) Distal radio-ulnar eklem problemleri,
2 ) Spontan kapalı tendon rüptürleri ( özellikle m.ekstansör pollicis longus ),
3 ) Karpal Tunel Sendromu(sinir sıkışması).

El bileğinin çok görülen bir kırığıdır.

Açık el üzerine düşmekle oluşur. Kırık oluşması için kadınlarda ortalama 195, erkeklerde ise 280 Kg lık kuvvet gereklidir. Bu kuvvetler el bileği 40-90 derece dorsifleksiyonda iken geçerlidir. Dorsifleksiyon azaldıkça kırık için gerekli kuvvet miktarı da azalmaktadır.

Önkolun dış kemiği olan radius, el bileği ekleminin takriben 2 cm. üstünde kırılır ve ufak kemik parçası yukarı doğru itilir. Bu kırık “yemek çatalı” görünümüyle, kolaylıkla tanınır.

Tedavi için, röntgen filminin çekilmesi ve anestezi altında, parçaların yerlerine getirilip, bir ay kadar bileğin ince bir alçı bandajında tutulması gerekir. El ve önkol alçıdayken hasta, omzunun sertleşmesine dikkat etmelidir, çünkü böyle bir sertlik yerleştiği takdirde, düzelmesi oldukça zordur; omuzun tam serbest hareketi iyileşmeyecek şekilde kaybolabilir.

El Kırıklarında Açık Redüksiyon ve İnternal Fiksasyon Endikasyonları- Kime Cerrahi Yapılmalı?

Redüksiyon sağlanabiliyorsa konservatif yani ameliyatsız seçenekler uygulanır.Ancak özellikle genç hastalarda anatomik redüksiyon başarılamazsa cerrahi girişim uygulanmalıdır aksi takdirde kalıcı ağrı, fonksiyon kaybı, kireçlenme gelişme olasılığı ve şekil bozukluğu kaçınılmazdır

· Stabil olmayan kırıklar
· İyi redükte edilmemiş kırıklar
· Açık kırıklar
· Yumuşak doku problemi ile birlikte olan kırıklar
· Multipl kırıklar
· Eklem çi kırıkları
· Kemik kaybı ile birlikte olan kırıklargenellikle cerrahi olarak tedavi edilir

El Bilek Kırıklarının Komplikasyonları:

· Eklem sertliği
· Eklem kontraktürleri (özellikle fleksiyon kontraktürü)
· Ağrı
· Kuvvetsizlik
· Intrinsik kas kontraktürü
· Kronik ödem
· Tendon yapışıklığı
· Malrotasyon
· Eşlik eden yaralanma (damar, sinir, doku kaybı)
· Refleks sempatik distrofi
· Enfeksiyon
· Non union(kaynamama)

Skafoid Kırığı (Naviküler kemik kırığı):

El bileğinde 2 sıra halinde dizilmiş 8 adet küçük kemik mevcuttur. Bunların arasında skafoid kemik en sık travmaya uğrayan kemiktir. Skafoid kemik kırıkları zor kaynayan ve çok komplikasyon gösteren kırıklardır.

Ağrı ve rahatsızlık hissi gibi bulgular gösterir. Kontakt sporlar, düşme veya çarpma sonrası el bileğinde rahatsızlık hissi ve ağrı şikayeti ile hasta müracaat edebilir. Ağrı çok belirgin olmayabilir. el bileğinde diğer tarafa göre hareket kaybı olabilir.

Skafoid kırığının tanısını koyabilmek için önce ayrıntılı muayene şarttır.

Radyografik olarak kırığı el bileği grafilerinde görmek her zaman mümkün olmayabilir. Skafoid kırıklarının tespiti için özel pozisyonlarda el bilek grafileri çekilir. Ancak herşeye rağmen bazı kırıklar ilk travma sırasında teşhis edilemeyebilir. şüpheli durumlarda 10-15 gün sonra çekilen grafilerde kırık hattında rezorpsiyondan dolayı kırık hattı daha rahat görülür.

Tedavisinde; akut ve stabil kırıklarda alçı ile konservatif tedavi ilk seçenek olabilir. Alçının şekli elin fonksiyonel pozisyonda başparmağı içine alavak şekildedir. Bu alçıya naviküler alçı diyoruz. Alçı süresi ortalama 8-12 haftadır. Şüpheli durumlarda el bileğini atele alarak 10-15 gün sonra röntgen tekrarı yapılmalı ve kırık görülmesi durumunda alçıya geçilmelidir.

Deplase akut kırıklarda kapalı reduksiyon ve alçı uygulanabilir. Kapalı reduksiyon yapılamayan durumlarda cerrahi gerekir.

Açık reduksiyon yapılan skafoid kırıklarında günümüzde genellikle mini vidalar kullanılmaktadır.

Gecikmiş kırıklarda ve psödoartroz (kaynamama) durumlarında greftleme yapılabilir.

Femur (Uyluk Kemiği) Kırığı:

Femur, üst ucunda kalça ve alt ucunda diz eklemine katılan vücuttaki en büyük, en ağır ve en sağlam kemiktir. Femur cisim kırıkları vücudumuzdaki uzun kemik kırıkları içinde en sık görülenlerden değildir ancak yüksek enerjili travmalar ile meydana gelmeleri, 2-3 üniteye varan kan kaybıyla birlikte olmaları, uzun süreli tedavi ve işgücü kaybına sebep olmalarından dolayı ciddi kırıklardır. 25-65 yaşları arasında sıktır.

Femur kırığının tanısı şiddetli ağrı, kısalık ve deformite nedeniyle kolaydır ancak yine de kırık tipini, yerini ve tedavi şeklini belirlemek için röntgen şarttır.

Fizik muayenede önemli olan femur kırığını tanımaktan öte eşlik eden travmaları tespit edebilmektir. En önemlisi bütün dikkati mevcut bu kırığa verip %30 gibi ciddi bir sıklıkla atlanan ek bir kırığı örneğin kalça kırığını atlamamaktır. Diğer taraftan diz muayenesi de ihmal edilmemelidir. Femur kırıkları ile beraber dizde effüzyon (şişlik-sıvı toplanması)sıklıkla gelişir. Bu effüzyonun basit bir sinovite mi bağlı yoksa bağ ya da menisküs yaralanması, kıkırdak hasarı mı olduğu ayırt edilmelidir. Femur kırığı ile beraber diz muayenesi zordur. Şüphede kalınıldığında MR tanıda yardımcı olabilir. Bu yapılamıyorsa femur kırığı için cerrahi yapılırken anestezi altında muayene ya da artroskopik muayene düşünülebilir. Bazı çalışmalarda femur kırığı cerrahi tedavisinden sonra aynı anda artroskopi yapılan hastalarda eşlik eden menisküs yırtıkları görülme sıklığı %50 bulunmuştur.

Tedavide konservatif ve cerrahi alternatifler mevcuttur. Konservatif tedavi erişkin femur diafiz kırıklarında bugün için nihai tedavi yöntemi olmamakla birlikte tarihsel önemi vardır.

Konservatif tedavi denilince akla cilt veya iskelet traksiyonu ve radyolojik kallusun görülmesini takiben alçı uygulaması gelir.

Femur kırıklarında iskelet traksiyonunun nihai tedavi olarak uygulandığı yıllarda hasta kaynama belirtileri görülünceye dek yatakta tutuluyordu. Bu süre minimum 6 haftayı buluyordu. Takiben hip spika veya pelvipedal alçı (bütün bacak ve kalçayı da içine alan alçı şekilleri ) uygulanıyordu. 3-6 ay kadar da alçıda kalıyordu. Bu yöntemle %30 geç kaynama, ortalama 3cm kısalık, rotasyonel deformiteler, %50 dizde hareket kısıtlılığı gibi komplikasyonlar sık görülüyordu. Bu nedenlerden dolayı günümüzde pek tercih edilmemektedir.

Cerrahi tedavi alternatifleri arasında; eksternal fiksasyon, plak vida ile osteosentez ve intrameduller osteosentez sayılabilir.

Eksternal Fiksasyon: Eksternal fiksatörlerin yaygın kullanımı 2. dünya savaşı ile başlar. Bu yöntem ile hem yeterli tespit sağlanır hem de açık kırıklarda yara bakımı rahat yapılabilir.Ayrıca kemik kaybı ile birlikte olan kırıklarda bacak uzunluğunu koruma, uzatma yapabilme gibi olanaklar sağlar. Bu olumlu yanlarının yanısıra hasta uyumu zorluğu, tel dibi enfeksiyonları, diz hareket kısıtlılığı gibi olumsuz yanları da vardır.

Plak Vida ile Osteosentez: 1960-70li yıllarda femur cisim kırıklarında rijid tespit ve erken hareket popularite kazandı. Ancak rijid tespit için o yıllarda gelişmiş olan teknik plak- vida idi. 1980lerde intrameduller çivilerin geliştirilmesiyle plak vida kullanım alanı oldukça sınırlandı. Plak vida ile tespit konservatif tedavinin getirdiği birçok komplikasyona çözüm getirmesine rağmen beraberinde yeni sorunlar getirdi. %10 lara varan plak kırılması, %10 lar oranında enfeksiyon riski, %5-10 kaynamama bu sorunlardan bazılarıdır. ,

Plak-vida uygulaması sonrası kırık hattı açıldığı için kırık hematomu (kırık sırasında kırık çevresinde oluşan kan birikintisi- bu kan birikintisi içinde kaynamayı sağlayan önemli kan elemanları bulunur) boşalır, kırık uçlarının dolaşımı bozulur. Bunlar enfeksiyon riskini artırır ve kırık iyileşmesini geciktirir.

Tekniğine uygun yapılmış plak- vida ile osteosentezde herhangi bir dış desteğe ihtiyaç duyulmaz. Kaynamanın tamamlanmasından sonra plağın çıkarılmasında acele edilmemeli, en az 2 sene beklenmelidir. Çıkarıldıktan sonraki 1 yıl içinde tekrar kırık gelişme riskinin olduğu unutulmamalıdır.

İntrameduller Osteosentez: İntrameduller çivilemenin babası Küntscher’ dir. İlk kullanılmaya başladığından bugüne kadar cerrahi teknik ve implant tasarımları oldukça ilerlemiştir.

İntrameduller çiviler biyomekanik olarak da üstün avantajlara sahiptir. Kemiğin içini doldurduğu için ve yük taşıma aksına yakın olduğu için daha stabildir ve kırılma riski çok daha düşüktür. Plak gibi yük taşıyıcı (stres shielding)  değil, yük paylaşıcıdır (load sharing) dolayısıyla lokal osteoporoza ve kırık kaynamasında gecikmeye plak kadar neden olmazlar.

İlk çivilerin kullanımı ancak stabil kırıklarda mümkündü. Stabil olmayan parçalı kırıklarda rotasyon ve kısalmaya neden olduklarından kullanımları sınırlıydı. Ancak teknolojinin ilerlemesiyle çivilerin tasarımlar geliştirildi. 1981de kilitli çiviler kullanıma girdi ve bu sorunlar da çözüldü.

Femur diafiz kırıklarında güncel tedavi yöntemi halen intrameduller çivilemedir.

Kalça Kırıkları:

Kalça kırıkları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşam süresinin artmasına bağlı olarak giderek artan sıklıkta karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca trafik kazalarının sık görüldüğü ülkemizde gençlerde de karşılaşılmaktadır.

Yaşlıda Niye Kalça Kırılır?

Temel neden kemik kalitesindeki bozukluktur. Femur boyun kırıkları normal kemiğe sahip gençlerde çok çok nadirdir.Çoğunlukla osteoporotik yaşlılarda ve kemik metabolizmasının bozuk olduğu osteomalazik gençlerde sıktır. Kalça kırığı olan hastalarda genellikle osteoporoz diğer yaşıtlarına göre daha fazladır. Femur boyun kırığı olan hastalarda sebep çoğunlukla küçük travmalardır.

Kalça kırığı temel olarak 3 mekanizma sonucu oluşur.

1-Düşme sonucu

2-Bacağın ani bir hareketle dışa dönmeye zorlanması sonucu

3-Osteoporotik kemiklerde sürekli kalçaya gelen kuvvetler ve yüklenmeler sonucu mikrokırıkların oluşması ile bir süre sonra dayanma noktası aşılması sonucu

Bulgular Nelerdir?

Hastalar sıklıkla düşme sonı kasık ve kalçalarında şiddetli ağrı olduğunu  kalkamadıklarını, kalksalar bile ürüyemediklerini ifade ederler. ırığın olduğu bacakta kısalıkvardır, ayağın dışa dönük dur ve kalçayı hareket ettirmeye çalışmakla şiddetli ağrı görülür.

sekil8

Tanı Nasıl Konur?

Ayrışmış kırıklarda genellikle fizik muayene ve röntgen ile tanı kolaylıkla konulur. Ancak ayrışmamış kalça kırığı olan hastaların tek şikayeti kasıkta hafif bir ağrı şeklinde olabilir. Fizik muayenede klinik bir bozukluk göze çarpmayabilir. Röntgende fraktür hattı saptanmayabilir. Ancak böyle bir durumda kalça kırığından şüphelenilmesi gerekir. Manyetik rezonans (MR), Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve gerekirse sintigrafi yapılarak kesin tanı mutlaka konulmalıdır. Sintigrafi genellikle kırıktan 48 saat sonra bulgu verir ancak MR ile erken tanı mümkündür.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kalça kırığı olan hasta yatağa bağımlı hale gelmeden ve komplikasyonlar oluşmadan bir an önce ayağa kaldırılıp yürütülmek durumundadır. Mümkün olan en kısa sürede tedavisi yapılmalıdır. Bu amaçla uygulanabilecek başlıca 2 cerrahi seçenek vardır.

1-Kemiği kaynatmaya çalışmak: Kalça kırığı için daha çok genç hastalarda, ya da kemik kalitesi iyi, ameliyat öncesi önemde aktif olan dinç ileri yaştaki kalça kırıklı hastalarda kırığın çivi ile tespiti uygulan.

2-Protez: Kalça kırığı nda genel olarak kemik kalitesi oldukça düşük ileri yaş hastalarda, , alzheimer, parkinson, epilepsi gibi nörolojik hastalığı olanlar, tümör metastazı ile kalça kırığı oluşmuş hastalarda tedavi seçimi protez önündedir

Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın kalça kırığı nda amaç hastayı biran önce ayağa kaldırabilmektir.

Kalça Kırığının Riskleri Nelerdir?

Kalça kırığı olan hastaların genellikle ileri yaşta olmaları dolayısıyla sıklıkla görülen metabolik bozukluklarına bir de kalça kırığı gibi ciddi bir travma eklenince önemli komplikasyonlar kaçınılmaz hale gelir. Herşeyden önce kalça kırığının hayatı tehdit eden bir durum olduğu, ölüm riskinin bulunduğu unutulmamalıdır

-Emboli: Hastalar kalça kırığı nedeniyle sürekli yatağa bağımlı kaldıklarında bacak damarlarında pıhtılar birikebilmektedir. Bu pıhtılar akciğer, beyin gibi organlara giderek hayati problemlere yol açabilirler. Bu durumdan korunmak için hekiminiz düşük molekül ağırlıklı heparin uygulayacak, varis çorapları giydirecektir.

-Yatak yaraları: Yine uzun süre yatmaya bağlı olarak bası yaraları oluşabilir

-Enfeksiyon: Genellikle kalça kırığı nda ameliyat sonrası %1-5 sıklıkla görülebilen bir komplikasyondur. Bundan korunmak için hekiminiz antibiyotik tedavisi başlayacaktır.

-Kaynamama, yanlış kaynama, implantın yetersizliği görülebilecek diğer komplikasyonlardandır.

Tibia (Kaval Kemiği) Kırığı :

Ortopedinin en sık görülen, komplikasyonları en çok olan ve tedavisi en problemli kırıklarından birisidir. Kırıkların ortalama %15 ini oluşturur. Psödoartroz (kaynamama) oranı yüksek kırıklardır.

Lokalizasyon olarak en sık darbeye maruz kalan yerdir. Ön ve iç kısımda üzerini örten yumuşak doku ve kas kitlesinin olmaması sebebiyle açık kırık görülme oranı oldukça yüksektir.

Tibia kırıkları direkt ve indirekt mekanizmalarla oluşabilir.

-Direkt mekanizma: Çarpma, vurma, trafik kazası, ateşli silah yaralanması bu mekanizmaya örnektir

-İndirekt mekanizma: Sabit ayak üzerinde vücudun rotasyonuyla olur. Kayakçılarda sıklıkla görülür.

Tanıda ayrıntılı fizik muayene ve radyolojik görüntüleme yöntemlerinden faydalanılır. Nörovasküler değerlendirme (damar ve sinir muayenesi) mutlaka yapılmalıdır.

Tedavi: Tibia kırığı tedavisinin ilk aşaması kırık şüphelenilen olguda bilgili ilk yardım, kırık bacağın atel, tahta, yastık vs. ile tespiti ve yaralının hastaneye taşınmasıdır.

İkinci aşama hastanın çok iyi değerlendirilmesi, ek problemlerin araştırılmasıdır

Tibia kırığında üçüncü aşama kırık ve hastanın fiziki yapısının değerlendirilmesidir.

Tibia kırığı için başlıca tedavi seçenekleri:

1-Kapalı reduksiyon + alçı

2-Eksternal fiksasyon

3-Açık reduksiyon + plak vida ile tespit

4-İntrameduller çivileme

Hekiminiz hastanın genel durumunu, kırığın şeklini ve tipini gözönünde tutarak en doğru tedavi seçeneğini uygulayacaktır

Ayak Bileği Kırığı:

Ayak bileği eklemini, fibula (bacağın dışında yer alan ince kemik) ve tibia (bacağın esas yük taşıyan kalın kemiği) ile bunların oluşturduğu mortis in (ayak bileği çatalı)içine oturan talus adlı kemik oluşturur. Ayak bileği ekleminin stabilitesinde eklem kapsülü ve bağ yapıların da önemi büyüktür.

Ayak bileği anatomisini bozan yaralanmalar eklem kıkırdağının temas yüzeylerini azaltarak artroz ( kireçlenme ) gelişmesine yol açacağından tedavide anatominin sağlanması son derece önemlidir.

Ayak Bileği Kırığı Tanısı Nasıl Konur?

Ayak bileği kırığı için klinik değerlendirme önemlidir. Kemikler bağlar kadar cildin , yumuşak dokuların , damar- sinir yapılarının değerlendirilmesi gerekir. Başka yumuşak doku yaralanmasını önlemek ve şişmeyi azaltmak için ayak bileği nazikçe redükte edilmeli ve içi yumuşak pamukla desteklenmiş bir atelde istirahate alınmalıdır. Ayrıca buz uygulaması, ayağın yukarıda tutulması gerekir. Ayak bileği kırığı tanısı için ayrıntılı muayene ve röntgen gereklidir. Bazı durumlarda hekiminiz tomografi veya ek yaralanmalar düşündüğünde MR isteyebilir.

Ayak Bileği Kırığı Bulguları Nelerdir?

Ayak bileğinde travma sonrası ani başlayan ağrı, ayağın ü basamama,ayak bileği çevresinde şişlik ve ayak bileği şekil bozuklukları örülebilir.

Ayak Bileği Kırığı Tedavisi İçin Neler Yapılır?

Ayak bileği kırığında tam anatomik reduksiyon yani kemik bütünlüklerinin ve ayak bileğinin eklem yüzlerinin mümkün olan en düzgün şekilde kaynamasını sağlamak esastır. Aksi takdirde kireçlenme gelişmesi kaçınılmazdır. Kayma göstermeyen birçok ayak bileği kırığı için alçı uygulanabilir. Ancak deplase kırıklar için günümüzde tercih edilen yöntem cerrahi tedavidir.

Prensip olarak kabaca, ameliyat ya ilk 12 saat içinde ya da 2 hafta kadar sonra ödem gerileyince yapılmalıdır. Ödem varken ameliyat edilirse yara yerinde gerginliğe bağlı enfeksiyon veya doku nekrozu gelişme riski yüksektir.

Eksternal fiksatörler, plak-vidalar, serklaj telleri cerrahi tedavide kullanılan seçeneklerdir.

Klavikula ( köprücük kemiği ) Kırığı:

Klavikula -S- şeklinde bir kemiktir. Makaslama kuvvetleri klavikulanın orta 1/3 kısmını daha çok etkiler ve en çok kırık bu kısımda olur.

Klavikula ( Köprücük kemiği ) Nasıl – Niye Kırılır?

İndirekt ve direkt travmalarla kırılabilir. Trafik kazaları, ateşli silah yaralanmaları direkt travmayla kırığa neden olabilir.

Omuz üzerine düşme, doğum sırasında koldan çekme, dirsek el bileği açıkken üzerine düşme ile indirekt olarak klavikula ( köprücük kemiği ) kırığı gelişebilir.

Klavikula ( Köprücük kemiği ) Kırığında Tanı Nasıl Konur?

Kırık kaymış ise o taraf omuzu aşağı düşmüştür ve diğer tarafla karşılaştırıldığında omuz genişliği azalmıştır. Bir asimetri ilk bakışta göze çarpar. Kırık yerinde şiş ve ağrı mevcuttur. Omuz hareketlerini yapamaz. Röntgen filmi genellikle yeterli olur

Klavikula ( Köprücük kemiği ) Kırığı Tedavisi:

Konservatif ve cerrahi alternatifler vardır. Yeterli tedavi edilmemiş olanlarda çoğu kez kötü kaynamalar ya da kaynamama olabilir. Omuz asimetrisi estetik açıdan kadınlar için önemli olabilir.

Çocukların klavikula kırıklarının tedavisi konservatiftir. 5 yaşa kadar çocuklarda kolun önden vücuda tespiti (velpo) şeklindedir. 5 yaşın ütünde elastik bandajla sekiz bandajı şeklinde tespit uygulanır.

Erişkin yaşlarda genellikle hazır sekiz bandajları kullanılır. Tespit süresi ortalama 6 haftadır.

Bazı durumlarda cerrahi tedavi uygulanır

- Eşlik eden damar sinir yaralanması

-Yumuşak doku araya girmesi

- Açık kırıklar

- Genç kadında kontrol edilemeyen deformiteler

- Diğer yaralanmalarla birlikte konservatif tedaviyi engelleyen durumlar

- Distal uç kırıklarının bazı tipleri

Omuz Çıkığı:

Omuz instabilitesinin en dramatik kısmını oluşurur. Genellikle direkt yolla omuzun üzerine düşülmesiyle veya indirekt yolla açık kol üzerine düşmeyle oluşur.

Omuz Çıkığı Belirtileri Nelerdir?

Omuz çıkığı olan hasta tipik olarak aşırı bir ağrı ve defans vaziyetinde çıkık kolunu öbür eliyle tutarak gelir. Omuzun normal şekli ve konturları kaybolmuştur. Omuz hareketleri belirgin şekilde kısıtlanmıştır.

Omuz çıkığı düşünülen durumda dikkatli bir sinir muayenesi mutlaka yapılmalıdır. Mutlaka röntgen çekilip çıkığın yönü ve eşlik eden kırık varlığı araştırılmalıdır.

Omuz çıkığı tanısı konulduktan sonra kapalı reduksiyon yapılır. Bu işlem acil servis koşullarında ya da anestezi altında yapılabilir. İlk çıkıkların çoğu konservatif olarak tedavi edilir. Hastanın kolları belli bir süre immobilize edilir. İmmobilizasyon için velpo bandajı bir seçenektir. Sonrasında omuz çevresi kasların rehabilitasyonu yapılır.

Bunun dışında akut çıkık sonrası artroskopik tamirin 22 yaş altında sporcularda tekrarlama olasılığını azalttığı bildirilmiştir. Akut çıkık sonrası cerrahi gerektiren diğer durumlar ise; eşlik eden kırıklar, damar sinir yaralanmaları, eşlik eden rotator manşet yaralanmaları, reduksiyonu engelleyen yumuşak doku interpozisyonu olarak sayılabilir.

Tekrarlayan omuz çıkıkları ise mutlaka cerrahi olarak ve tercihen artroskopik ( kapalı ) yöntemle tedavi edilmelidir. Tekrarlayan omuz çıkıkları tedavi edilmediği takdirde ek yaralanmalar olabileceği gibi artroz ( kirçlenme ) gelişmesi de kaçınılmaz bir sondur.

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı )

Dirsek eklemi ekstansiyondayken yani dirsek tam düzken ve avuç içi aşağı bakar pozisyondayken çocuğun eli aniden çekildiğinde radius başının sublukse duruma gelmesine bakıcı dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı  ) denir

Genellikle 1-3 yaşlar arası görülür. 5 yaş sonrası bağ yapıları sağlamlaştığından görülme sıklığı giderek azalır.

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı  ) İçin Bulgular Nelerdir?

Kolu çeken kişi bu sırada bir klik sesi hissedebilir. Çekmenin hemen ardından çocuk ağlamaya başlar ve elini kullanamaz. Kolunu yanda, dirsek hafifçe bükülü ve el sırtı karşıya bakar pozisyonda tutar. Dirseğe açma kapama hareketi yaptırılabilir ancak avuç içi yukarı bakar pozisyona getirilmeye çalışılırsa çocuk ağlar ve direnir.

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı ) Niye Olur?

Radius başı oval bir şekle sahiptir ve çevreleyen annuler bağ denilen bir yapı radius başını stabilize eder. Avuç içi yukarı bakar pozisyona geldiğinde anuler bağın ön kısmı radius başının ön kısmına denk gelir ve bu bölgede radius boynu ile başı arasında hatırı sayılır bir derinlik farkı olduğundan anuler bağ radius başını kolaylıkla yerinde tespit edebilir. Fakat avuç içi yere bakar pozisyonda iken radius başının arka tarafı anule bağa denk gelir ve bu bölgede radius başı ile boynu arası daha sığdır. Eğer bu pozisyonda iken elden çekilirse baş bağın altından sıyrılabilir. Bu olay sırasında bazen bu bağda küçük yırtıklar da ortaya çıkabilmektedir.

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı  ) Tedavisi Nasıldır?

Tedavisinde hekiminiz yapacağı manipülasyonla radius başını yerine getirir. Çocuk anne- babasını kucağında otururken hekim bir eliyle radius başını tespit eder. Diğer eliyle çocuğun elini tutar ve hafif traksiyon uygulayarak dirseği düz pozisyona getirir. Ardından el ve önkolu avuç içi yukarı bakar pozisyona getirir ve dirseği tam bükülü pozisyona alır.  Bu manipülasyon sırasında bir klik sesi alnır ve baş yerine girmiştir.

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı  ) Tedavi Sonrasında Ne Yapılmalı?

İlk çıkık sonrası genellikle kolu tespit etmeye yani alçı veya atel yapmaya gerek yoktur. Manipülasyon sonrası 5-10 dakika sonra çocuk kolunu rahatça oynatmaya başlar. Yukarı kaldırabilmeye başlar. günü geçmiş , ihmal edilen durumlarda anüler bağ yaralanmasınıiyileşmesi için 1-2 haftasüreyle önkol supinasyonda uzun kol alçısı .

Bakıcı Dirseği (= ağrılı pronasyon = pulled elbow = dadı dirseği = radial baş çıkığı = çocuk dirsek çıkığı  ) Tekrarlar mı?

Her 20 çocuktan birisinde 5 yaşa kadar tekrarlar. Aile bu yönden bilgilendirilmelidir. Sık tekrarlayan olgularda cerrahi tedavi seçenekleri düşünülmelidir.

Stres Kırığı:

Stres kırığı, aşırı kullanneticesinde karşımıza çıkan kırık türüdür. şırı kullanma durumlarında kaslar yorultekrarlayan üüçk travmaları daha fazla karşılayamaz. ük kemik yapıya normalden daha fazla bir şekilde iletilir. Sonunda aşırı yüke maruz kalan kemikte küçük çatlaklar oluşur.

Stres Kırığı Nerede Olur?

Stres kırığı sıklıkla ayak tarak kemiklerinden 2. ve 3. sünde , topukta, kaval kemiğinde ve ayaktaki küçük kemiklerden naviküler kemikte görülür.

Stres Kırığı Kimlerde Görülür?

Pist ve saha sporları gibi yüksek darbe sporlarına, basketbol, jimnastik, bale veya tenis gibi sporlara katılan atletler,

Kemikleri yeterince sertleşmemiş ergenlik çağı çocukları,

Kadınlarda ve özellikle kemik kütlesinde azalmayla sonuçlanan; anormal adet dönemi geçiren veya adet olmayan kadın atletlerde,

Oturarak iş yapılan bir sivil hayattan, birdenbire daha aktif, askeri bir eğitimsel yönetime katılan acemi erler risk altında olabilirler.

Stres Kırıkları Neden Olur?

Yüksek şoka neden olan zeminlerdeki sportif aktiviteler,

Uygun olmayan ani yükleyici antrenman programları,

Düz tabanlık,

Osteoporoz,
Uygun olmayan, yıpranmış ve sert ayakkabılar gibi spor ekipmanları stres kırığı nedenidir

Ergenlik çağındaki çocuklarda kemik gelişimi yetersizliğinden dolayı,

Adet dönemi düzensiz olan veya adet görmeyen kadın atletlerde hormonal nedenlerle kemik zayıfladığından

Sakin sedanter bir yaşam sürmekteyken birden bire aktif bir hayata geçen kişilerde, örneğin askere yeni başlayan erlerde daha sık görülmekle birlikte

Düz tabanlık olanlarda, kemik erimesi olanlarda da sık karşılaşılır

Stres Kırığında Belirtiler Nelerdir?

Sıklıkla dokunulduğunda kırık bölgesinde ağrı, hassasiyet, şişlik vardır. Ağrı aktiviteyle artar ve istirahatle azalır. Ekimoz (morluk) görülebilir.

Stres kırıkları çoğu kez ilk başlarda röntgende bulgu vermez. Röntgende görülür hale gelmesi kırığın kaynama belirtilerinin oluşması ile mümkündür. Erken tanı için MR gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden faydalanılabilir.

Stres Kırığı Olduğu Düşünürseniz Ne Yapmalısınız?

Herşeyden önce yapmakta olduğunuz aktiviteyi sonlandırın. Ağrıyan yeri istirahate alın. Buz uygulaması yapın. Üzerine basmayın ve gerekli tetkiklerin yapılabileceği bir merkeze başvurun.

Stres Kırığı Tedavisi Nasıldır?

Birçok stres kırığı aktivite kısıtlaması ve koruyucu ayakkabılarla 1 ay civarında iyileşir. Bazen hekiminiz özel ayakkabılar önerebilir (sert tabanlı ayakkabı, tahta sandalet, ortez). Bazı vakalarda ameliyat gerekebilir düzgün bir iyileşme için bazı durumlarda operasyon gerekebilir

Stres Kırığı’ndan Nasıl Korunurum?

Özellikle spor yaparken doğru ayakkabı kullanımı önemlidir. Kalsiyumdan zengin beslenin. Birden bire aşırı yüklenmelerden kaçının. Aktivite seviyenizi kademeli olarak artırın. Sert zeminlerde koşmayın